Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendilerine verilen yetkiyle Anayasa'da en köklü, en kapsamlı değişikliği 14 gün gece-gündüz demeden çalışarak Meclis'ten geçirdiklerini belirterek, artık sözün de, kararın da millette olduğunu söyledi. Erdoğan, Anayasa değişikliğine destek vermeyen muhalefeti de eleştirerek, "Milletimiz 12 Eylül'de bunları sandığa 'Evet' ile gömecek" dedi.
Referandumu halka anlatmak üzere Bingöl'e gelen Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Bingöl'de 'Bismillah' diyoruz. Bugün, Bingöl'de ilk mitingimizi gerçekleştiriyoruz. Büyük demokrasi yürüyüşümüze, 'Evet' kampanyamıza Bingöl'de başlıyoruz. Bingöl'ü seçmemiz bir tesadüf değil, Bingöl'le başlamamız bir rastlantı değil. Bingöl 1982 yılında yapılan ilk halk oylamasında, darbe oylamasında en yüksek oyla karşı çıkan ilimiz oldu. Bingöl, 2007 halk oylamasında Anayasa değişikliğine yüzde 95,8 oy oranıyla 'Evet' diyerek en ön sırada yer aldı. Bingöl AK Parti'yi yüzde 71.71 gibi bir oy oranıyla bağrına bastı. İşte onun için Bingöl diyoruz. İşte o yüzden millet iradesine sımsıkı sarılan Bingöl'den 'Evet' diyoruz" dedi.
TBMM'de halkın emanetine sahip çıktıklarını ve kendilerine verilen yetkiyle Anayasa'da en köklü, en kapsamlı değişikliği hazırladıklarını belirten Erdoğan, 14 gün gece-gündüz demeden çalışarak Meclis'ten geçirdiklerini söyledi. Erdoğan, artık sözün de, kararın da millette olduğunu kaydetti. Anayasa'yı değiştirmek için muhalefete Anayasa'yı el birliğiyle değiştirmek için çağrıda bulunduklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Uzlaşma komisyonuna üye vermediler. Birlikte taslak hazırlayalım dedik, yanaşmadılar. Ama millete gittiler, yalan söylediler. Biz bir taslak hazırladık, gelin tartışalım dedik. Bize kapılarını kapattılar. Elimizi havada bıraktılar, görüşme çağrılarımızı geri çevirdiler. Sendikalarla, üniversitelerle konuştuk. AK Parti olarak bir taslak hazırladık. Genel Kurul'a getirdik. Yıllardır Anayasa'yı değiştirmek isteyenler, bu değişikliğe yanaşmadı. Yıllardır 12 Eylül Anayasası'ndan şikayet eden MHP bu değişikliğe yanaşmadı. Anayasa'yı eleştiren, parti kapatmaların mağduru
olduğunu söyleyen BDP, bu değişikliğe yanaşmadı. Allah aşkına soruyorum, siz bunların herhangi bir konuda aynı safta buluştuğunu gördünüz mü? Siz bunların milletin hayrına olan bir konuda bir araya geldiklerini gördünüz mü? Siz bunların milletin derdine derman olacak bir konuda bir araya geldiklerini gördünüz mü? Bunlar milletin hayrına olan bir konuda bir araya gelmezler. Sadece 'Hayır' oyu vermek için bir araya geliyorlar. Bunlar, özgürlüğe, demokrasiye, çocuk haklarına 'Hayır' diyorlar. Milletin projesine 'Hayır' diyor, darbe Anayasası'na 'Evet' diyor. Bunlar hukukun üstünlüğüne 'Hayır' diyor. Burada ittifak ediyorlar. Bunlar, çetelerle mücadeleye 'Hayır' diyorlar. Çetelerin avukatlığını yapıyorlar. Büyük Türkiye'ye, Türkiye'nin kalkınmasına, güçlenmesine 'Hayır' diyorlar. Bunlar statükonun devamı için aynı noktada buluşuyorlar. Bu partilere önceki dönemlerde destek verenlerin bu tablodan rahatsızlık duyduğunu biliyorum. Neden 'Hayır' dediklerinin gerekçesini bile bulamıyorlar. Çaldıkları minareye kılıf uyduramıyorlar. Kendilerini tatmin edecek gerekçe bile üretebilmiş değiller. TBMM'de bile cesaretle 'Hayır' diyemediler. Arkadaşlarının oy kullanmasına bile izin vermediler, olur ki arkadaşım 'Evet' verir diye korktular. Kendileri Meclis'te 'Hayır' demekten korktular, şimdi milletin 'Hayır' demesini istiyorlar. Bu halka saygısızlık değil mi? Sen milletin vekilisin. Millet dedi ki benim adıma oy kullan, neden kullanmadın? Milletimiz 12 Eylül'de bunları sandığa 'Evet' ile gömecek" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunlar Anayasa değişikliğinin halka gitmesine tahammül edemediler. Bunlar halkçı geçinirler ama halktan korkarlar. Cumhuriyetçi geçinirler, cumhuriyetin çağdaş normlarından korkarlar, milli egemenliğe inandıklarını söylerler, Meclis kararlarını mahkemeye götürürler. Şimdi utanmadan, sıkılmadan halka gelip 'Hayır' demesini istiyorlar. Milletimiz bu yaşananları görmüyor mu? Çok iyi görüyor."
12 Eylül'de sandık önüne konduğunda aziz milletin hukuk kaçkınlarına, demokrasi kaçkınlarına en güzel cevabı vereceğini söyleyen Erdoğan, "Endişeniz olmasın. Bunlar 30 yıldır, hep şikayet ediyorlar. 12 Eylül yasalarından şikayet ediyorlar. Çok ilginçtir, bir yandan şikayet ediyor, 12 Eylül benzeri müdahalelere alkış tutuyorlar. Bir yandan '12 Eylül mağduruyuz' diyorlar, 12 Eylül öncesi ülkeyi kan götüren çetelerin uzantılarıyla yaptığımız mücadeleyi engellemeye çalışıyorlar. '12 Eylül'de çile çektik' diyorlar, 12 Eylül Anayasa'sına 'Hayır' diyorlar" şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gerekirse Meclis'i olağanüstü toplayıp TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi ile ilgili yeni bir düzenleme yapabileceklerini belirterek, ana muhalefet partisine "Gel bu konuda da uzlaşma yapalım. Ama uzlaşma istemiyorsan, bunu iktidar yapar diyorsan o zaman senin aklına ihtiyacım yok. Vakti geldiği zaman yaparız" diye seslendi.
Başbakan Erdoğan, 12 Eylül'e kadar 36 ilde gerçekleştireceği referandum mitinglerine Bingöl'den start verdi. Erdoğan, saat 11.00'de başlaması planlanan mitinge yaklaşık bir buçuk saatlik gecikmeyle katıldı. Onbinlerce kişinin toplandığı kentin en büyük meydanı PTT Kavşağı'nda halka hitap eden Başbakan Erdoğan, ana muhalefet partisine seslendi. Erdoğan,
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesi isteğine "Gerekirse Meclis'i olağanüstü toplarız, gündeme alırız. 35. maddeyle ilgili yeni bir düzenleme yaparız. Gel bu konuda da uzlaşma yapalım. Ama uzlaşma istemiyorsan, bunu iktidar yapar diyorsan o zaman senin aklına ihtiyacım yok. Vakti geldiği zaman yaparız" sözleriyle yanıt verdi.
AK Parti'nin rotasını milletin çizdiğini belirten başbakan Erdoğan, "Kararlı bir şekilde bu yolculuğu devam ettiriyoruz. Bingöllüler olarak, Bingöl'e yönelik sevgimi, muhabbetimi sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu benim Bingöl'e Başbakan olarak 7. gelişim. Bunları hiç buralarda gördünüz mü, geldiler mi? Halinizi, hatırınızı sordular mı? Derdinizi dinlediler mi? Gelmezler çünkü bunlar Anayasa Mahkemesi'ne gitmekten, millet iradesini Anayasa Mahkemesi'ne taşımaktan millete gitmeye fırsat bulamıyorlar.
Bunlar hakaret etmekten, sövmekten başka bir şey bilmezler. Bu kardeşiniz bunların hakaretlerine bu dille cevap vermeyecek. Çünkü bizi milletimiz terbiye etti. Biz milletimizin ahlak değerleriyle hareket ediyoruz. Eğer olur ya, buraya gelirlerse onları alıp Karlıova'ya götürün. Orada güneşin o muhteşem doğuşunu seyretsinler. Belki ufukları açılır, zihinleri açılır da Türkiye'nin yeni bir Anayasa ile aydınlanmasına 'Evet' derler" ifadelerini kullandı.
Yapılan Anayasa değişikliğinin AK Parti'nin, bir zümrenin, grubun ya da Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa değişikliği olmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"İstikbalimizi, emeğimizi, ekmeğimizi çok yakından ilgilendiren bir değişikliktir. Bingöl'de CHP'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum, bu bir parti meselesi değil, memleket meselesi. Bu değişikliğe 'Evet' demenizi istiyorum. Bingöl'de BDP'ye oy verenlere de sesleniyorum. Hükümete, muhalefete, AK Parti'ye, BDP'ye değil; kendinize, çocuklarınızın geleceğine 'Evet' demenizi istiyorum. Gönül verdiğiniz partilerin üst yönetimleri, kendi kişisel hırsları için 'Hayır' diyor olabilir ama sizi çok yakından ilgilendiren bu değişikliğe 'Evet' demenizi istiyorum. Şu kalan 50 günde de hanım kardeşlerim de çalışacaklar, sandıkları patlatacaklar. Bingöllü hanım kardeşlerime, beyefendilere sesleniyorum. Çocuk istismarının önüne geçmek, dul ve yetimlerin, gazilerimizin haklarını Anayasal teminat altına almak için 'Evet' diyoruz. Sendikal haklar için 'Evet' diyoruz. Bingöllü memur kardeşim, memurlara toplu sözleşme hakkı için, kınama cezalarına yargı yolunu açmak için 'Evet' diyoruz. En çağdaş Anayasa Mahkemesi'ne kavuşmak için 'Evet' bekliyorum. Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçmek için sizlerden 'Evet' bekliyorum. TSK'dan YAŞ kararıyla atılanların mahkemelerde haklarını aramaları için 'Evet' demenizi bekliyorum. Ekmeğimizi daha da büyütmek, kardeşliğimizi daha da pekiştirmek için sizlerden gür bir sesle 'Evet' bekliyorum. 12 Eylül'le hesaplaşmak için, tekrar 12 Eylüller'in yaşanmaması için 12 Eylül 2010'da sizden 'Evet' bekliyorum. Ben Bingöl'den sadece 'Evet' beklemiyorum, bir kez daha Bingöl'den rekor
bekliyorum. Bingöl'ün hak mücadelesine bir kez daha öne çıkmasını istiyorum. Burayı yıllarca ihmal ettiler. Orta Anadolu, Doğu Karadeniz'i ihmal ettiler."
Son 7,5 yılda Doğu ve Güneydoğu illerinin kalkınması için eski parayla 27,5 24,5 katrilyon yatırım yaptıklarını belirten Başbakan Erdoğan, "Türkiye artık yeni bir sürece girdi. Tahriklere kapılmadan bu süreci nihayete erdirecek, Türkiye'yi büyüteceğiz" diye konuştu. Bingöl'e yapılan yatırımları da anlatan Erdoğan, "Türkiye'nin kalkınma mücadelesinde Bingöl'ün yüzünü ağarttı Cevdet Yılmaz. Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ni açıyoruz. Şimdi, Bingöl Havaalanı projemiz devam ediyor.
İnşallah kısa zamanda oraya da uçakların inip kalkmaya başladığını göreceğiz. Ankara'yı Van'a, orayı da İran'a bağlayan yol Bingöl'den geçiyor. Güneydoğu'yu Karadeniz'e bağlayan hatlar Bingöl'den geçiyor. Diyarbakır-Erzurum yoluna devam ediyoruz. Bingöl, önemli bir kavşak noktası haline geliyor. Bingöl'de üniversite açtık. Bugüne kadar gelen iktidarlar neden benim Bingöl'üme üniversiteyi layık görmedi. Üniversitemiz hızla büyüyor. Bingöllü gençlerimizin kaderi değişiyor" dedi.